SİLMA PALAS



2010 senesinde, ikinci bebeğimi bir talihsizlik sonucu doğuma sadece 1 ay kala kaybettim. Doğumdan sonra üzerimde 12 kg yük ve ağır bir depresyon kalmıştı. O 12 kiloyu ya verecektim, ya da içinde bulunduğum depresyondan hiç çıkamayıp kilo üzerine kilo ekleyecektim. İlkini seçtim. Seçtim ama nasıl verecektim kiloyu? Hayatım boyunca sadece ilk gebelikten sonra kısa bir süre diyet yapmış ve yemeyi seven biri olarak diyetten NEFRET ETMİŞTİM. Kitapçıda gezerken kitabı gördüm bir gün. Öylesine aldım elime çünkü ben isimli diyetlere inanmayan, çoğunun kandırmacadan ibaret, dahası hepimizin bildiği kibrit kutusu ölçülü, zaman çizelgeleriyle insanı daraltan para tuzakları olduğunu düşünen çoğunluktandım. Biraz karıştırıp yerine bıraktım. Eve gelince internette biraz araştırma yaptım diyet hakkında. O zamanlar Türkçe kaynak yoktu fakat yurtdışında ÖNCE SONRA 224 225 bayağı ses getirmişti. Önce / sonra fotoları, birkaç Facebook sayfası ve diyeti uygulayanların bloglarını gezdim. Yavaş yavaş ikna etmeye çalışıyordum kendimi. Sonra yine gittim kitap- çıya. Aldım kitabı orada birkaç sayfasını ve menü örneklerini okudum. Ben yemeye düşkün biriyim. Yemek yemek sadece doymak değil benim için. Canım durup dururken bir şey çekebilir ve yiyemezsem mutsuz olurum. Dukan’ın beni ilk çeken özelliği bu oldu açıkçası. Elimizde yiyebileceğimiz gıdaların bir listesi vardı ve bunları istediğimiz şekilde tüketebiliyorduk. Önce gözüm, sonra karnım doyacaktı. Böyle bir diyet sistemini daha önce hiç duymamıştım. Diyet yapmak benim için aç kalmak ve sevdiğim birçok tattan mahrum kalmaktı. İnternette yaptığım araştırmalar sırasında Dukan Koçluk sisteminin varlığından haberdar oldum. O zamanlar henüz Türkiye’de koçluk sistemi başlamadığı için Amerika sitesinden koçluk hizmeti aldım. Çok cüzi bir rakama profesyonel Dukan ekibinden hizmet almak diyete daha sadık devam etmemi sağladı. Forum sayfalarında benim gibi zayıflamak isteyenlerle bir arada olabilmek, günlük rapor ve talimatlarla takip edilmek, takıldığım her konuda soru sorup güvenebileceğim kaynaktan yanıtını alabilmek benim için çok verimliydi. Şimdi Dukan Diyeti yapmak daha kolay çünkü Türkiye resmi sayfasının açılmasıyla beraber koçluk hizmeti de artık Türkçe. Kilo vermek isteyen herkese gönül rahatlığıyla tavsiye edebileceğim bir hizmet. Diyete başlamadan önce araştırma yaparken birçok yabancı blogla karşılaştım ve çok faydalandım. Bu sayfalar kitaptaki bilgilere ek olarak kendi tecrübelerini, tariflerini paylaşan Dukan takipçilerine aitti. Türkiye’de ise diyet daha tanınmı- yordu ve böyle bir kaynak yoktu. Diyete başlayıp gerçekten sonuç aldığımı görünce ben de kendi deneyimlerimi paylaşabileceğim bir blog ve sayfa hazırlamaya karar verdim. (www. dukandiyetitariflerim.com) Özelikle de diyete adapte olmamı sağlayan, bizim damak tadımıza uyan tarifler artmaya başladıkça bunları paylaşmak daha da önemli hâle gelmeye başladı. Diğer Dukan’cılara ulaşmak ve bu yolda birlikte yürüme fikri çok cazipti. 2015 itibariyle 150 bin kişiye yaklaşan bir sayfaya sahibim. Bu süreçte üçüncü bebeğime hamile kaldım ve onu sağlıkla kucağıma aldım. Gebelik ve sonrasında yine Dukan prensipleriyle kolaylıkla gebelik öncesi kiloma kavuştum. Dukan Diyeti’nin benim hayatımda bu kadar çok yer kaplayacağını söyleseler asla inanmazdım. Çünkü ne diyetlerle, ne yemek pişirmekle, ne blogger olmakla ilgili biriydim. Dukan Diyeti ideal kiloya inmemi sağlamakla kalmadı, duygusal anlamda zor zamanlar geçirdiğim ve evden çıkmadı- ğım uzun süre zarfında hayata bağlanmamı ve yaşadıklarımı unutmamı sağladı. Kendimden başka birçok kişiye yardımcı olmama, tecrübelerimi paylaşmama ve başka hiçbir ortamda karşılaşma şansım olmayan birçok değerli insanla tanışmama vesile oldu. Buradan bir kez daha sevgili Dr. Pierre Dukan’a sevgi veSAYGILAR.