ELİF AYÇETİN



17 Mart 1975 doğumluyum. 34 yaşında ilk bebeğime hamile kalana kadar 56-60 kilo arasındaydım. Ama hamilelikle birlikte aldığım kilolarımı emzirme döneminde vermek şöyle dursun üzerine ilavelerim oldu. Bebeğim için faydalı oldu- ğunu duyduğum her şeyi yedim içtim. Kendimi arka plana attım ve resmen bebeğimin arkasına saklandım. Ta ki kendimi sevmediğimi anlayana kadar. Bu gidişe dur demek gerekiyordu. 2013’ün aralık ayında artık üzerimdeki fazlalıkların gitmesi gerektiğine kesin karar verip araştırmaya başladım. Bilindik, acil, hızla kilo verme yöntemlerini aradım durdum. Hatta birkaçını denedim. Ama uğraşlarım hiçbir sonuç vermedi. Tesadüfen Dukan Diyeti’nin konuşulduğu bir sayfaya girdim. Gördüğüm bir önce / sonra fotoğrafı beni şaşkına çevirdi ve o yaptıysa ben de yaparım dedim. Kitap okunmalı dediler. ÖNCE SONRA 194 195 Aldım kitabımı, bir solukta okudum. Test dediler, hemen testimi de yaptım ve 23 Aralık 2013’te 78 kilo ile Atak Evresi’ne başladım. 3 gün sürdü, sonuç muhteşemdi. Sonra hiç kaçamaksız Seyir Evresi’ni de bitirdim. Giden tam 18,5 kiloydu. Dukan testi 61,5’la Güçlendirme demişti ama bana verilen zamanda 59,5 oldum ve güç bende artık dedim. 23 Haziran 2014’te Güçlendirme 2 dedim ve kilom 55- 56 arasında. Gülen yüzüm, mutluluğum, kendime güvenim, dışarı çıkma isteğim, yani kısaca kaybettiğim her şeyim geri geldi. Fazla kilolarımı verdikçe, kilolu hâllerimi beğenenlerin meğer asıl zayıf hâlimi daha çok beğendiklerini öğrendim. Meğer ben kilo aldıkça annem ne çok üzülmüş. Eskiye dönüp zayıfladığımda gözleri dolu dolu itiraf etti, ne zaman kendime bakacağım endişesi yaşadığını. Uzun lafın kısası, hayatımda kaçırdığım 5 yılımı bana geri verdiği için Sayın Pierre Dukan’a sonsuz teşekkürlerimi sunarım. Şimdi tek amacım benim gibi dünyaya küsmeye yüz tutmuş, hayattan umudunu kesmiş kadınlara yardımcı olmak. Hiçbir kadın çirkin değildir ve kadın isterse yapar!!! Ne duruyorsunuz, kaybedilen her gün zarar. Hâlâ başlamadınız mı?