DİLEK KADINCI



Merhaba. 27 yaşındayım ve bu yaşımda yeniden doğdum. Çünkü hayatımın en güzel yaşlarını 80-85 kilo olarak geçiren ben, artık kendime dönüm noktası oluşturup zayıflamaya çok kararlı ve başarılı bir şekilde başlangıç yapmalıydım ki karşı- ma Dukan çıktı. Hayatımın her evresinde hep balıketliydim. 18 yaşımdaki hamileliğimden sonra hızla aldığım kilolar beni 58’den 95 kilolara sürükledi. Yaklaşık 2 senede 10 kilo verdim ama daha fazlasını veremedim ve kendimi öyle kabul ettim. Oysa ne kadar çok haksızlık etmişim gençliğime. Dukan Diyeti kitabı, kitap okuma alışkanlığımdan sebep kazandığım bir cevher. İlk aldığımda şöyle bir göz gezdirip sıkılıp bıraksam da daha sonraları baş ucu kitabım oldu. Bir gün yengem beni Dukan Diyeti yapmaya teşvik etti. Ben her ne kadar yapamam, başaramam, beceremem desem ÖNCE SONRA 170 171 de içimden bir ses belki olur dedi ve hemen internet başı- na oturdum. Dukan Diyeti yazdım ve önüme ne kadar blog, sayfa, yazı geldiyse hepsini okudum. Sosyal sitelerdeki Dukan Diyeti sayfalarına üye oldum, birkaç kişiyle konuştum ve bana asla zaman kaybetmememi söylediklerinde çok heyecanlandım. Hemen alışverişe çıktım, ilk aldıklarım yulaf kepeği, yo- ğurt, yumurta, tavuk, ton balığı ve kornişon turşu oldu. 1 Eylül 2013 pazar sabahı kalktım ve tartıldım. 82,3 kilo ile Dukan Diyeti’min 6 günlük Atak dönemine başladım. Eylülün ilk haftası bizim evimiz biraz hareketli geçer. Sırasıyla doğum günü kutladık ve normalde iradesiz olan ben, pastanın elime bulaşan kremasına bile dokunmadım. O an, olacak bu iş, dedim ve Seyir günlerimle Dukan’a devam ettim. İnanamıyordum yaşananlara. İstediğim kadar yiyordum, sabaha tartıda eksi görüyordum. Hiç aç kalmadan günden güne eriyordum. Biraz yavaş kilo verdim ben aslında ama asla pes etmedim. Yasak olan hiçbir şeye el sürmedim. Her gün 2 litre suyumu hiç ihmal etmedim. 2 fincan yeşil çayımı ve her gün 1 bardak da olsa karbonatlı suyumu mutlaka içtim. Yediklerime her zaman dikkat ettim. İlk 2 ay tatlandırıcıyla, nişastayla yapılan tatlılardan hiç yemedim. 2 aydan sonra, yani 10 kilo verdikten sonra onları da yemeğe başladım. Saf protein günlerimde hiç sebze yemeden düzenli bir şekilde ilerlerken protein sebze günlerimde vitamini bol olan sebzeleri protein yemeğimin 3/1’i kadar tükettim. Her sabah 2 km yol yürüdüm ve zaman zaman akşamları da yürüyüş yaptım. Sonra bir baktım 75-70-65 derken hedefim olan 62 kiloya ulaştım. 6 ay gibi bir zamanda kimsenin tanıyamadığı bir ben olmuştum. Şu an hâlâ Güçlendirme Evresi’ndeyim ve 57-58 kilo arasında gidip geliyorum.