SERAP ÖZBEKTURK



Dukan’la tanışalı çok oldu ama esas diyete başlama tarihim 20 Temmuz 2012. Ramazan’dı. Varislerim sebebiyle gittiğim kalp damar cerrahı doktorum bacaklarımdaki varisin ilerlediğini ve varis çorabı giymem gerektiğini söylediğinde çok üzülmüş- tüm. Yaz çok sıcak geçiyordu. O sıkı çorapları nasıl giyecektim? Doktorun, “Bir de şu tartıya çıkar mısınız?” demesiyle hepten yıkıldım. 88,800’düm. Doktor, “Çok güzel, yaş 30, kilo 90. Devam edin, iki seneye kalmadan varisleriniz yüzünden sizi ameliyat ederim,” dediğinde dünyam başıma yıkılmıştı. 10 gün üzüntümden yemeği içmeyi kestim ve sonra 20 Temmuz’da tamam, dedim, Dukan’a başlayacağım, ve başladım. 3 gün Atak’tan sonra sebze bana cenneti vermişti. 1 haftaya alıştım gitti. İlk kaçamağımı yılbaşında alkolden yana yaptım. Sonra 2. kaçamağım bir aile yemeğinde oldu ama 1. yıldönümümde zafer benimdi. Çikolatayı çok seven ben, Dukanellalar yaptım kavanoz kavanoz. Yoğurda tarçın kattım ki canım tatlı istemesin diye. Âdet düzensizliğim olmadı, yürüyüşlerimi, egzersizlerimi ilk 1 yıl aksatmadım. Biraz zorlandım tabii ama zamanla diyeti hayatıma uyarladım. Hatta kreplerimi oğlumla paylaşmaya başladım. İşin komik tarafı, eşimin beni kilolu sevmesi. Evlendiğimizde 95 kilo olan karısı günden güne eriyordu. En büyük destekçim, Dukan’a başlamama sebep olan kitabı bana hediye eden şahane insan Nurdan Şule ablama ve sorularımla bunalttığım Küçük Kırmızı Balık’a sonsuz teşekkür ediyorum. Görmek kısmet olmadı ama Dukan amcam Pierre Dukan’ı çok seviyorum. Dilerim isteyen herkes bir gün istediği zaferin galibi olur. Yaşasın DUKAN!