İLKAY KIRAN ÖZTÜRK



İLKAY KIRAN ÖZTÜRK Dukan Diyeti ile yaklaşık 4 yıl önce tanıştım. Aslına bakarsanız o zamanlar zayıflamaya ihtiyacım olduğunu bile düşünmüyordum. Annem, “Kızım, kilo alıyorsun, dikkat,” dese de pek umursamıyor, çevremdeki yaşlı teyzeler, “Aman da tombul kızımız,” diye sevmeye başladığında birazcık alınıyordum. Bir gün bir teyze, “Bizim kızlar çok zayıf, sen ne güzelsin,” dedi. “Ben nasılım ki?” dedim. “Tombul tombul,” dedi. Daha önce diyetler hakkında hiç tecrübesi olmayan ben, tavsiye edilen bir diyet listesi üzerinden beslenmemi düzenlemeye çalıştım. 4 ay sonunda 6 kilo verebilmiştim. Fakat her öğün karşıma çıkan, gözümü bile doyurmayan minicik porsiyonlardan sıkılınca bıraktım. Dukan Diyeti’ni ilk defa bir arkadaş ortamında duydum. Başlayanların çok başarılı sonuçlar aldığını anlatıyordu arkadaşım. ÖNCE SONRA 108 109 “Biz de deneyelim,” dediğimde, “Sen meyveyi çok seviyorsun, sana göre değil,” dedi. Ben de çok üzerinde durmadım, gerçekten meyvesiz diyet mi olurdu! Evlenmeden önce verdiğim 6 kilo, evliliğin ilk yıllarında hızlıca geri gelmeye başladı. Bir süre sonra sürekli takip ettiğim, 36 bedenine rahatça girdiğim bir markanın kıyafetlerinde 40 bedeni denediğimi fark ettim. Özellikle kot alış- verişinde çok sıkıntı yaşıyordum. Büyük bedenleri denemek içimden bile gelmiyordu ve fark ettim ki gardırobum tek par- ça ve koyu renk elbiseler ile dolmuş. Bu, gerçeklerin beni ilk sarstığı an oldu. Yavaş yavaş nasıl bir önlem almalıyım diye düşünmeye başladım ama diyet listelerinde kaybolmak istemiyordum. Bir toplantı için uzun süredir görüşmediğim bir tanıdığım ofise geldi ve en az 30 kilo verdiğini fark edince çok şaşırdım. Başarısının sırrı Dukan Diyeti idi. Hemen masama dönüp ilk gördüğüm internet sitesinden siparişimi verdim. 2 gün içerisinde kitabım elimdeydi. Bir yandan okuyor, bir yandan yazılan yabancı ve yerli blogları, olumlu ve olumsuz tüm haberleri inceliyordum. Başarıya ulaşanların önce sonra fotoğraflarını gördükçe gözlerime inanamadım. Kitabı okudukça ve araştırdıkça yıllardır çeşitli biyoloji derslerinde öğrendiğim konuların harika bir uygulanış şeklini gördüm. Tüm süreç Dr. Pierre Dukan’ın tecrübesi ile ustaca bir matematiğe oturtulmuştu. Bence sistem 4x4’lük bir formulün ürünüydü. Bu yüzden uygulama hep doğru sonuç veriyordu. İnternet sitesinde yer alan testi çözdüğümde her bir evrenin ne kadar süreceğini ve hedeflediğim kiloya ulaşacağım tarihin hiç de uzaklarda olmadığını fark ettim. Eğer gerçekten programa uyarsam 3 ay gibi bir sürede 12 kilo verebilecektim. 26 Ekim 2011 tarihinde başlamaya karar verdiğimde 68,7 kiloydum. 2 gün Atak Evresi ile başladım. Kitapta okudu- ğum her şeyin bir bir gerçekleştiğini ve Atak döneminde tartıdaki inanılmaz değişimi görmek beni daha da motive etti. İlk günden itibaren tartıdaki değişimin yanı sıra bir mezura yardımı ile vücudumdaki incelmeyi de takip ettim. Başladığımda umduğum hedefim sadece 5 kiloydu, başardı- ğımı gördükçe gerçekten daha çok kilo vermeye ihtiyacım olduğunu kabul ettim. Diyetim süresince çok yoğun bir çalışma hayatım oldu- ğu için gece yarılarına kadar mutfakta zaman harcadım. Bu süreçte kendi yaşadıklarımı paylaşmak adına bir blog düzenleyip edindiğim bilgi ve tecrübeleri, denediğim yemek tariflerini ihtiyacı olanlar ile paylaştım. Sonuca ulaştıkça gece yarısı mutfak mesailerim hiç zor gelmemeye başladı. Yeni başlayanlar artık çok şanslılar, hazır olarak tüketebileceğiniz birçok ürün Türkiye’de piyasaya çıktı çünkü. Sıkılmadan diyetinize devam etmek için normal zamanda yaptığınız tarifleri Dukan’a uyarlamaya çalışın, zor olmadığını göreceksiniz. Ortaya yeni şeyler çıkardıkça hem yaptığınızdan zevk alacak, hem de tok karnına diyet yaptığınızı göreceksiniz. Dolabınızı ve kilerinizi gözden geçirin, eğer evde çocuk yoksa veya eşiniz de yapıyorsa en kolayı yasaklı şeyleri temizleyin. Eğer eşiniz veya evin diğer bireyleri Dukan yapmıyorsa yemek malzemesini ikiye ayırıp iki tencerede pişirmeniz so- 110 111 rununuzu çözecektir. Bir süre sonra onların yemeklerinde de yağı azaltarak onlara da bir iyilik yapabilirsiniz. Bu süreçte benim en büyük motivasyon kaynağım Dukan Diyeti’nin kendisiydi. Hızlı kilo vermek ve vücuttaki gözle görülür toparlanma insanı son derece motive ediyor. Ayrıca istediğin her kıyafetin içinde istediğin gibi durabilmek, çevrendekilerin iltifatları, sizi en son tombul gören arkadaşlarınızın çığlıkları, sizinle zayıfladıktan sonra tanışan kişilerin şişman hâlinizi photoshop sanmaları vs. gibi sayısız motivasyon kaynağı sıralayabilirim. Çeşit çeşit yiyecekler hep çevremdeydi ve hep çevremde olacak. Ama zaten ben bu zamana kadar hepsinin tadına baktım, neye benzediklerini biliyorum. Artık yine hayatımda olacaklar ama hadlerini bilecekler. Ne kadar izin verirsem o kadarı mideme girebilir. İrade en önemlisi, her konuda bir terazi olsun kafanızda, o yiyeceği yerseniz ne kazanacaksınız, ne kaybedeceksiniz 5 dakika düşünün. Sonucu göreceksiniz. Dukan Diyeti’nde, kitabınız dışında sürekli sizinle ilgilenecek, sorularınızı bire bir yanıtlayacak bir destek ararsanız bu aşamada Koçluk Hizmeti çok faydalı olacaktır. Ben bu süreçte henüz Türkiye Dukan Ekibi olmadığı için ve Türkçe koçluk hizmeti de olmadığı için Amerika sayfasını tercih etmiştim. Bire bir takip ve aklıma takılan soruların yanıtları konusunda oldukça faydasını gördüğümü söyleyebilirim. Özellikle online sohbet geceleri için saatimi kurup bilgisayar başında beklediğimi bilirim. Blogumda o dönem aldı- ğım koçluk hizmeti kapsamında yanıtlarını öğrendiğim tüm soruları Türk Dukancılar ile de paylaşmıştım. Yeni başlayacak olanlar, kendi ana dillerinde böyle kapsamlı bir hizmete kolaylıkla ulaşabilecekleri için çok şanslılar. Son olarak, Dukan’a başlamak isteyenlere birkaç önerim olacak. Lütfen tembel olmayın. Kimse sizin yerinize diyet yapamaz. İlk önce diyete ihtiyacınız olduğunu kabul edin. Benim çok fazlam yok, azıcık uysam olur diye bir şey Dukan’da yok. Araştırın, okuyun, öğrenin. Ve önemlisi sabredin, direncinizi kırmayın. Çevrenizde söylenen olumsuz şeyleri tartın, doğruluk payı varsa dikkate alın. Sadece moral bozmayı amaçlıyorsa kulaklarınızı tıkayın. 26 Ekim 2011’de 68,7 kilo ve 2 günlük Atak Evresi ile baş- layan serüvenim, 10 Şubat 2012’de 56 kilo ile Güçlendirme Evresi’ne geçmemi sağladı. 2014 Ağustos ayında 58 kilo ile korumaya devam ediyorum. Herkese başarılar.