GÜLER UÇANER



54 yaşında, Kıbrıslı bir ev hanımıyım. Dukan Diyeti ile tanı- şana kadar hayatımı hep kilolu bir insan olarak geçirdim. Bir gün eve temizliğe gelen yardımcım Dukan’dan bahsetti. Hiç duymamıştım o güne kadar. Hayatım diyetisyen diyetisyen gezmekle geçmişti, her zaman bir arayış içinde olmama rağ- men bir sonuca ulaşamamıştım. Yemek yemeyi seviyordum, diyetisyenlerin sözünden çıkmamaya özen göstersem de açlık beni mahvediyordu. Beş kilo versem on kilo alıyordum. İnternette Dukan’ı araştırmaya karar verdim. Müthişti, büyüleyiciydi ilk izlenimlerim. Okuduklarım beni çok ama çok etkiledi. Kız kardeşimle bunu paylaştım, o da anında gidip bir kitapçıdan bana Dukan Diyeti kitabını aldı. İlk sayfasına o günün tarihini ve kendi ismini yazarak bana verdi. Kitabın başındaki anlatım kardeşimle beni çok etkilemişti. O güne dek her yolu denemiş ama başaramamış biri olarak ÖNCE SONRA 104 105 umutsuz olsam da bir kez daha deneyecektim. Kitap elimdeydi ve Dukan’la ilgili az çok bilgim de vardı artık. Şubat 2013’te diyete başladım. On gün Atak yaptım, yedi kilo verdim. Çok sevinçliydim ve umudum yeniden büyüyordu. Bir gün spor salonundan eve geldiğimde eşim kulaklığı ile radyo dinliyordu. Bana televizyonda şu kanalı aç demesiyle kendimi televizyon önünde buluverdim. Eşim, “İşte senin yaptığın o diyet var ya ondan bahsediyorlar,” diyordu. Pürdikkat izlemeye başladım programı. Hızlı kilo verdiren diyetlerden söz ediyorlardı ve arada Dukan konusu da geçiyordu. Bizim evde bir laf kalabalığı doğunca ben bir anda yenik dü- şüp diyeti bıraktım on günlük bir maceradan sonra. Dukan’daki sihri yakalamışken bir anda uzaklaşmak boş- lukta yaşıyormuşum gibi hissetmeme sebep oldu. Uzunca bir süre böyle yaşamaya devam ettim. 1 Temmuz 2013, hayatımda bir dönüm noktası oldu. İkinci defa Dukan Diyeti’ne başladım ve bu kez kardeşim dışında kimselere diyete girdiğimden söz etmedim. Günler geçiyor, açlık hissetmeden günden güne kilo vermeye devam ediyordum. İki ay geçmişti diyete başlayalı. İnsanız, çeşitli rahatsızlıklarımız oluşabiliyor yaş ilerledikçe. Benim de babam ve ailesinden bana geçen varis ve hipertansiyon rahatsızlıklarım var. Düzenli olarak doktora gidiyorum. Randevu aldım ve rutin kontrolüme gittiğimde doktor bana, “Güler abla, kilolar gitmiş, çok güzel,” dediğinde ben de ona, “Dukan yapıyorum doktor bey,” dedim. Doktorum bana şu cevabı verdi, “Güler abla, bu diyetle çok insan kilo veriyor. Güzel bir diyettir, bol suyunu iç, sebzeni ye. Korkma, devam et, ne olur verdiklerini alma. Daha dur, yüzün altına düşünce göreceksin hafifliği.” Doktorumdan da aldığım moralle yoluma devam ettim huzurla. Doktorun yönlendirmesi ile kan tahlillerimi yaptım. Sonuçlar çok iyiydi, sadece kan değerlerim biraz düşüktü. Zaten o sorunum hâlâ devam ediyor, bana annemden ve dedemden kalma, ırsi yani anlayacağınız. Zaman zaman kaçamaklarım olsa da ertesi gün kaldığım yerden diyetime devam ediyorum. Eskiden olsa bir kaçamakla tamamıyla diyetten uzaklaşırdım. Ben böyle bir iradeyi hayatım boyunca gösterememiştim. Bu da emeklerimin karşılığını kat kat alıyor olmamdan kaynaklanıyor sanırım. 126 kiloyla 01.07.2013 tarihinde başlayan Dukan maceramda, sonradan öğrenip yaptığım Dukan testimden çıkan ideal kilom olan ve hayalini bile yaşamadığım 85 kiloyu, ben Dukan’ın verdiği 01.06.2014 tarihinde yakaladım, hatta bir kilo eksiği ile! Çok mutluyum, çok! Önceleri hayalini bile kurmadığım kiloda olmanın verdiği keyfi hiçbir şeyle ölçemem. Kilolu olmanın zorluklarını bilen biri olarak eski günlere asla dönmeyeceğimden eminim. Dukan benim için yazılmıştır diyebiliyorum. Dukan Diyeti’ni yaparken çok zorlanmadım. Mutlaka bir amaç için emek harcanmalı. Emeklerimin karşılığını aldım, içim rahat. Yolum aydınlık ve ben bu yolda güvenle, huzurla ilerliyorum. Yiyerek kilo vermenin keyfini, sihrini size anlatamam. Bunu ancak yaşayarak anlayabilirsiniz. Size önerim asla ipin ucunu kaçırmayın ve ne olur asla kilo almayın. Hafiflik gibisi yok. Ben yıllarca karşımdakilerin, “Seni böyle tanıdık, böyle 106 107 sevdik,” demelerine inanarak kendimi kandırdım. Mutluluk maskesini taşımak ne kadar yıpratmış beni, şimdilerde bunu anlıyorum. Kendimle barışığım demeyin, kilonuzu göz ardı etmeyin, ne olur.