DERYA DERİNCE GENCELDİ



Herkesin Küçük Kırmızı Balık olarak tanıdığı ben; yani kısaca KKB. İçinde bulunduğum durum kimine göre mucize, kimine göre başarı, kimine göre azmin zaferi, kimine göre ise bir photoshoptan ibaret. Bana göre ise içimdeki gücün farkında olmak ve bunu kullanmak. Ve her şeyden önce vermiş olduğum 31 kilonun bir kilit noktası vardı, o da karar vermek. Ben ne zaman kilo aldım? Ben neden kilo aldım? Ben bu kilodan nasıl kurtulurum? Benim ne yapmam lazım? Ben neden yapmıyorum? Tüm bu soruların yanıtını sesli olarak kendime verdikten sonra; karar verdim. Biliyordum ki beslenmemi yeniden dü- zene sokmam, yeniden kendimi bulmam ve bunun için de ÖNCE SONRA 208 209 diyet yapmam gerekiyordu. Bu kararı verince bana zararı dokunduğunu düşündüğüm her şeyi hayatımdan çıkarmakla işe başladım. Sabahları 3-4 yağlı poğaçaya, öğlen yenen pizzalara, hamburgerlere, aralarda yenen cipslere, jelibonlara, çikolatalara, paket paket yenen dondurmalara, akşamları yenen mantılara, patates kızartmalarına, tatlılara, pastalara veda etmem gerekiyordu ve ettim de. Daha çok suya, yeşil çaya, yürüyü- şe ihtiyacım vardı. Bu süreçle başlayarak kendimce arınma yöntemimi bulmuştum. Ve böyle 87 kg ile başlayan yolculu- ğumun 1 ay geçtikten sonra 4 kg vermiş olduğunu görmek beni bir hayli umutlandırmıştı. Bu süreçte devamlı internetten araştırma, öğrenme, keşfetme çabalarım ederken Dukan Diyeti karşıma çıktı bir anda ve 2 gün boyunca Dukan’ı araş- tırdım. Okudum, okudum, okudum ve okudum. Ve evet, dedim, budur! Hayatta ilk kez gerçekten diyet yapacak ve diyet kitabı satın alacaktım. O gün üşenmeden akşamın bir vakti kitapçıya gidip aldım ve inanın yolda gelirken okumaya baş- ladım. Eve geldim okudum, işe gittim okudum, metrobüste okudum, tuvalette okudum, okudum, okudum ve okudum. Artık neyi neden yapmam gerektiğini, nasıl bir yol izleyeceğimi ve en önemlisi bu süreçte sabredersem beni nasıl bir mutluluğun beklediğinin farkındaydım. Bu farkındalıkla başladığım süreçte 1 haftalık Atak bekliyordu beni. Şimdi o günlerimi düşünüyorum ama inanın hatırlamıyorum. Zaman nasıl geçti hâlâ bunun şaşkınlığı içindeyim. O zamanları bana hatırlatan tek şey fotoğraflarım ve kilo tablom. Diyete başladığım dönem 26 yaşında, 1.63 cm boyunda ve bekârdım. Dukan’a 7 Ekim 2011 tarihinde başladım ve Seyir Evre’m 23 Nisan 2012 tarihine kadar sürdü. Bu zaman zarfında 83,2 kilodan 56,2 kiloya indim. Yani 6,5 ayda 27 kg. Dukan’dan 1 ay önce de 4 kg vermiş olan vermiş olan ben, toplamda 31 kiloyu attım üstümden ve kocaman bir “Ohhh,” dedim. Herkes bu süreçte özel bir şey yapıp yapmadığımı çok soruyor. Ben de evet, diyorum. Çok özel bir diyet yaptım; Dukan Diyeti! Bu kitapta ne yazıyorsa bire bir uyguladım. Özellikle bire bir diyorum çünkü; kışın incecik de giyindim, tabak tabak buz da yedim, bol bol soğuk su da içtim, nerede merdiven bulsam durmadım çıktım, asla ve asla asansör kullanmadım, yürümek için gerekirse bir durak sonra indim ve buna vakit ayırdım. Dışarıda bu diyeti yapmak zor olacağı için 2-3 ay sistemimi oturtana kadar arkadaşlarımla dışarıda buluşmadım, gece saat kaç olursa olsun ertesi gün için yemeğimi hazırladım. Eve ulaşmama 5 dakika kalmış olmasına rağmen susamışlığımı hissettiğim anda bakkaldan su alıp iç- tim. Sabah işe gitmeden önce Dukan egzersizleri için saatimi 15 dakika öncesine kurmaya başladım. Su içme alışkanlığı kazanmak için masama her sabah 1,5 litre su alıp akşam altıya kadar bitirme zorunluluğunu dayattım kendime. Çantamda devamlı konserve balık ve çatal kaşıkla gezmeye başladım. Arkadaşlarımla özel gecelerde, eğlencelerde buluştuğumuzda sadece 1 soda ve 1 zero kola içme lüksünü kullandırttım kendime. Arkadaş, kuzen, hala, teyze gezmeleri ve gece konaklamalarını tamamen çıkardım hayatımdan. Tüm ısrarlara, tüm baskılara ve o tüm “bir parçadan bir şey olmaz”lara tek bir cevap verdim. “Bir kereden bir şey olmaz, çok şey olur.” 210 211 Bana en çok sorulan sorulardan biri de nasıl motive olduğum. Benim en büyük motivasyon kaynağım eski fotoğ- raflarımdı açık konuşmak gerekirse. Sonuçta bu kilolar bana sonradan yüklenmişti. Hep eskiye bakmak mutlu ediyor gibi görünse de şimdimi mutsuz kılıyordu. Neden mutsuzluğa devam ediyordum ki? Mutlu olmak hakkımdı! Ve benim elimde olan bir şeydi. Ben de elimden gelen her şeyi yapmaya hazırdım. Bir yerde okumuştum, kilo ile ilgili bir makaleydi sanırım, fazla kilolar ile ilgili şöyle bir cümle geçiyordu. “Ne kadar fazla kilonuz var?” Cevap 30. “Her gittiğiniz yere sırtı- nızda 30 kg yük ile gitmeye çalışın bakalım ne kadar taşıyabilir, ne kadar dayanabilirsiniz?” İşte kilit noktalardan bir diğeri de buydu. Ben fazla kilolarımın hamallığını yapıyordum. Bunu hak ediyor muydum peki? Cevap: Hayır! O an dediğim şu oldu, “Ben bu kiloların hamallığını yapmak zorunda değilim.” Bu benim için ciddi bir motivasyon kaynağıydı. Ardından Dukan Diyeti Tarifleri Facebook Sayfası geldi. Orada benimle birlikte aynı sorunları yaşayan insanları bulmak, aynı amaç için aynı çabayı sarf ettiğimizi görmek beni bu yolda yalnız olmadığı- ma inandırdı. Ve yalnız olmadığımı bilmek beni bu diyette güçlü kılan en büyük etkendi. Bu sebeple iyi, kötü, olumlu, olumsuz her bir sözüyle iletişimde bulunduğum herkese çok teşekkür ediyorum. Sayfada sizlerle sürekli iletişim hâlinde olmak beni diyette olduğum gerçeğinden o kadar uzaklaştırdı ki her bir sorunuzda her bir yorumunuzda size yardımcı olmaya çalışırken çokça kendi sorunlarımı unutmuşluğum oldu. Verilecek tavsiyelere gelirsek, aslında ben değil Dukan veriyor bu tavsiyeleri tabii. İşe yarayacağını ümit ederek şöyle sıralayabilirim ki... Diyete başlamadan önce mutlaka kitabı okuyup bitirin, ve Facebook sayfasındaki güncellemeleri takip edin. Günlük 2 litre suyunuzu için. Sınırlı izinlilerden olabildiğince uzak durun en azından Seyir’in ilk yarısında. Asitli içecekleri da zorda kalmadıkça tüketmeyin. Gojiberry’yi tüketmemezlik yapmayın hele de ki Seyir kısmınız uzun ise. Kolesterol için yumurta sarısı uyarısını sakın kulak ardı etmeyin. Kimseyle kendinizi kıyaslamayın, o Atak’ta 2 kg verdi ben 1 kg verdim diye gereksiz yere demoralize etmeyin kendinizi. Sonuçta onun yaşı, boyu, kilosu ile sizinkiler bire bir aynı olmadığı gibi verilecek kilo da aynı olmayacaktır. Bunun farkında olun. Sadece kendinizle yarışın. Yürüyüş yapamıyorum, vaktim yok yalanını ne bize ne de kendinize söyleyin. Ne kadar yoğun ve ne kadar çok çalışabilirsiniz ki. Sonuçta hiçbirimiz dünyayı kurtarmı- yoruz. Bu sebeple yürüyüşe “vakit ayrılmayacak” yürüyüşe “vakit yaratılacak”! Yürüyüşü yapıyorum ama egzersize vaktim yok diyenlere de “hareketsizlik meraklısı olmayın” diyor Dukan. Regl dönemleri tartıda fazla çıkmanız çok normaldir. Çünkü vücuttaki kaslar sünger kıvamına geldiğinden su tutar, bu da tartıya artı olarak yansır. Eğer bunun bilincinde olup çıkacak rakamı görme cesaretiniz varsa bu özel zamanlarda da tartılın, yok buluttan nem kapan bir cinsim diyorsanız hiç tartıya yaklaşmayın ve gereksiz yere moralinizi bozmayın. Sadece sabredin. Hızlı kilo veririm düşüncesiyle sakın ve sakın az yiyip porsiyonlarınızı ufak tutmayın. Çünkü 212 213 Dukan’da az yemek, aç kalmak belli bir saatten sonra yememek gibi bir şey söz konusu değil. Serbest olan yiyeceklerden dileğinizce yiyebilirsiniz. Dukan size süreyi verirken sıfır kaçamak üzerinden değerlendiriyor! Kaçamak konusunda kimseye tolerans tanımıyor anlayacağınız. Kaçamak yapmak Seyir sürenizi uzattığı gibi, psikolojinizi bozar ve diyetinizi yıpratır. Uzak durun. Daha yazacak birçok şeyim var aslında ama daha fazla uzatmak ve sizi sıkmak istemiyorum. İşte bu da önce ve sonra ölçülerim ve ben. İlk ölçü: Göbek: 105 cm, Basen: 110 cm, Bacak: 68 cm, Diz altı: 42,5 cm Son ölçü: Göbek: 82 cm, Basen: 87 cm, Bacak: 51 cm, Diz altı: 35,5 cm Fark: -23 cm / -23 cm / -17 cm / -7 cm Son söz olarak... Başta sayın hocamız Dukan’a, ardından sevgili Simla’ya ve diyet süresince iletişimde olduğum herkese bir kez daha çok teşekkür ediyorum. Bir laf vardır ya hani, “Beni sizler yarattınız” diye, evet, hiç mübalağa etmiyorum. Beni gerçekten sizler yarattınız. Dukan ile artık daha, özgür ve mutluyum. Unutmayın, bir günde olmaz ama bir gün mutlaka olur. KKB Dondurması (Seyirlik Değil Ömürlük Olsun Dondurması)